1987
Belkıs Tepesinin güneyinde Gaziantep Müze Müdürlüğü tarafından ilk kazı çalışmaları başlatılmıştır. Ana kayaya oyulmuş oda mezar ve önünde yapılan kazıda kaçakçılardan arta kalan çok sayıda heykel bulunarak Gaziantep Müzesi'ne taşınmıştır. Mezar sahiplerine ait kireç taşından yapılmış olan bu heykeller Gaziantep Müzesi'nin Belkıs Salonu'nda sergilenmektedir.
1992
Dionisos ve Ariadne’nin düğünü sahneli taban mozaiğini kurtarma kazısı Gaziantep Müzesi tarafından yapılmıştır. Bu mozaiğe de yine yıllar önce ilk olarak kaçakçılar ulaşmış, daha sonra satıcı ve alıcı arasında çıkan anlaşmazlık nedeniyle olay patlak vermiş ve kazılara başlanmıştır.
1993-1994
Bu yıllarda Birecik barajının gündeme gelmesi ile Gaziantep Müzesi kendisine yeni kaçak kazı haberlerinin gelmesini beklemeden kazıları hızlandırmıştır. Mevcut Roma villasını genişletme çalışmalarının dışında Belkıs/Zeugma’da 1955 yıllarından beri yapılmakta olan büyük çaptaki kaçak kazılardan arta kalanları kurtarmak için harekete geçilmiştir. İlk yıllar Şelte Deresi’nde daha önceki yıllarda açılmış kaya mezarı önündeki terasta dizili olan kartal ve yün sepeti kabartmalı mezar stellerini , Çimlitepe Mevkii’nde tonozlu bir mezar önünde yer alan başı kesilmiş kalker heykeli ve Ayvaz Tepesi’nin kuzey-batısında mevsim tanrıçası resimli taban mozaiğini kaldırarak Gaziantep Müzesi’ne götürmüştür.
1993
Gaziantep Müzesinin yaptığı kurtarma kazılarına West Avustralya Üniversitesi’nden gelen Arkeoloji ekibinin katılımıyla çalışmalar ilk kez uluslar arası düzeye ulaşmıştır. Ama Kelekağzı mevkiinin doğusundaki tepede ulaşılan ilk Roma Villasının taban mozaik döşemesinin de kaçakçılar tarafından sökülmüş olduğu ortaya çıkmıştır. Kaçakçılardan arta kalan harflerden buradan sökülen mozaik resimlerinin ölümsüz iki aşık Metiox ve Partenope’ye ait olduğu, ve bunların ABD’nin Huston kenti müzesinde bulunduğu ortaya çıkarılmıştır.
1994
Şu anda Birecik Barajı’nın suları altında kalmış olan Roma Hamamı ve Gimnazyum Kompleksi Gaziantep Müzesi tarafından kazılmıştır. Bu kazıyla Belkıs/Zeugma kent sınırının Belkıs Köyü ile sınırlı olmadığı , köyün yaklaşık 800 mt. Doğuya doğru uzandığı tespit edilmiştir.
1996-1999
Fransa’nın Nantes Üniversitesi’nden Dr.Catherine Abadi REYNAL ile Gaziantep Müzesi başkanlığında kurtarma kazıları yapılmıştır. Bu katılımlı kazıyla birlikte Belkıs kenti bütünüyle ele alınmıştır. Kelekağzı mevkiinde yerleşim katları ve kanalizasyonu, Halme deresinde Bizans, Roma evleri ve blok kesme taşlarla örülmüş kanalizasyon, Bahçedere’de Zeytinyağı atölyesi açığa çıkarılmış olup, Belkıs Kenti’nin güney-doğu , güney-batı ve kuzey-doğu’dan yarım ay biçiminde saran Nekropol’deki mezarların tespiti ve arazinin elverdiği ölçüde Elektro-Jeofizik çalışmaları yapılmıştır. Ayrıca Mezarlık üstü mevkiinde bir Roma Villasının yemek odasının zemininde Minos Boğası konusunun resmedildiği bir taban mozaik döşemesi açığa çıkarılmıştır. Bu mozaikte kanat yapıp ilk uçan insanlar olarak bilinen Daidalos ve oğlu Eykaros da resmedilmiştir. 1998-99 Kelek ağzı mevkiinde yapılan kazı ise Belkıs” da yapılan kaçak kazıların büyüklüğünü öne sermiştir. Burada anıtsal bir yapının yaklaşık 20x15 ebadındaki bir salonun resimli taban mozaik döşemesinin önceki yıllarda parça parça sökülmüş olduğu saptanmıştır. Kazı çalışmaları esnasında bilgilerine başvurulan Belkıs yaşlıları bu ve bunun gibi birçok mozaik döşemenin 1960-70’lerde sökülüp, develere çatılarak Suriye’yi götürüldüğünü ifade etmişlerdir. Gaziantep müzesine götürülen Akratos Mevsim Tanrıçası ve satirlerin olduğu taban mozaiği haricinde bir mozaik daha vardı. Çingene adı verilen bu nadide eser, kaçakçıların hışmından kıl payı kurtulmuş olan bir kadın başıdır. Mozaik sanatçısı bunun gözbebeğini öyle yerleştirmiş ki , etrafındaki 360 derecelik açının neresinde olursanız olsun gözleri size bakmaktadır. Teşhire konan bu kadın başının gözleri şimdi Gaziantep müzesi ziyaretçilerini 360 derecelik bir açıyla izlemektedir. Diğer bir mozaiğin Kelekağzı üstü mevkiinde olduğu duyumunun alınması üzerine burada yapılan kazıda ilk odada sökülmüş mozaik, diğer odalardan birinde Dionisos , diğerinde ise Nehirlerin baş tanrısı Okeanos ve Tethis mozaiği gün ışığına çıkarılmıştır. Belkıs/Zeugma’nın ne kadar önemli ve hareketli bir şehir olduğunu ise ele geçen bu mozaiklerden başka Gaziantep müzesinin iskele üstü tepesinde yaptığı özgün kurtarma kazı çalışmaları neticesinde bulduğu Roma arşivi kanıtlamaktadır. Bu arşiv odasında toplam 65 bin adet mühür baskısı ele geçmiştir. Bu sayı diğer antik şehirlerin tamamında bulunan ve yayınlanan mühür baskılarından daha çoktur. Üzerinde resimler olan mühür baskıları papirüs , parşömen gibi dokümanların değerli eşyaların konulduğu torbaların, yiyecek içecek kaplarının ve gümrük balyalarının mühürlenmesinde kullanılmaktaydı. Bu tip eşyalara bağlanan kil hamuruna mühür basılması neticesinde kil hamuru üzerine mühür veya, yüzük taşı üzerindeki resimler çıkmaktaydı. Bu mühürler posta gönderilerinin alındı veya malzemelerinin açıldığı kanıtı olarak arşiv odasında korunmaktaydı.
2000
Birecik Baraj gölü altında kalacak olan Belkıs/Zeugma mezarlık üstü mevkiinde Gaziantep Valisi Sayın muammer Güler ve Birecik Barajı Konsorsiyumu ve Birecik Barajı A.Ş.’nin katkılarıyla Gaziantep Müze müdürlüğü kurtarma kazılarını yoğunlaştırmıştır. Halen tüm hızıyla devam etmekte olan çalışmalarda , üç ay içerisinde iki adet Roma villasının büyük bölümü açığa çıkarıldı. Bunlar yemek odaları, dinlenme odası, havuz ve hazneli çeşme (implivium) ,bahçe ve çevresi sütunlu havuz (atrium), salon, kiler ve Latrine’dir.Bu odaların beş tanesinin tabanında çeşitli konuların resmedildiği mozaik döşemelere rastlanmıştır. Bunlardan dört adedi kaldırılarak Gaziantep müzesine taşındı.

sayfa tasarımı T U R K L I N E