 |
 |
 |
BARAJLAR VE GEÇMİŞİN GELECEĞİ...
|
 |
|
|
| Arkeolog Nezih Başgelen, Türkiye`de kültürel ve doğal varlıkların sağlıklı bir envanteri yapılmadığından ve bunu gerçekleştirecek bir arazi teşkilatı bulunmadığından, büyük
yatırımlarla nelerin yitirildiğinin dahi tam olarak bilinmediğini kaydetti.
Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı üyesi Başgelen, kültürel ve doğal varlıkların sağlıklı envanteri olmadığı için her fırsatta övünülen, geçmişten geleceğe aktarılması gereken kültürel ve doğal mirasın önemli bir bölümünün bir daha yerine konulmamak üzere tarihten
silindiğini belirtti. Zengin bir kültürel ve doğal mirasa sahip olmanın, bunu tam anlamıyla tanıma, bilme, koruma, geleceğe aktarma sorumluluğu verdiğini bildiren Başgelen, " Hiçbir kültürel ve doğal çevre, bilgi ve yeterli veriler toplanmadan yok edilmemeli "dedi.
NE YAPILMALI ?
Hızla büyüyen Türkiye`de büyük altyapı yatırımlarının sayısının da artacağını vurgulayan Başgelen, şöyle devam etti: " Ülkemizin geleceği ve gelişmesi açısından gerekli yatırımların kaçınılmaz olduğu durumlarda, en azından kültürel ve doğal mirasın ayrıntılı olarak belgelenip gelecek kuşaklara aktarılması yatırım programının ön koşulu olmalı. Bu da uygar bir toplum olmanın tartışılmaz bir göstergesidir. Tüm insanlığın ortak mirasının bir parçası olan bu değerler belgelenmeden ve hiç olmazsa bir bölümü
koruma altına alınmadan göz göre göre feda edilmemeli. Birecik Barajı gövdesinin yapımı sırasında bulunan Roma Lejyon kampı ve hamamı ile İlk Tunç Çağı mezarlığında, Belkıs Zeugma`daki Roma villarında ortaya çıkarılan paha biçilmez eşsiz eserler, Apemia antik yerleşiminde, Tilöbür, Tilbes, Tilmusa, Horum höyüklerinde, Kalemeydanı ve Halfeti`deki yapılarda, Belkıs, Yeşiltepe, Fındıklı,
Aşağı Çardak, Erenköy Gümüşgün, Kalemeydanı Kasaba, Keskince, Bahçeönü, Duracak Kavaklıca, Çekem Savaşan, Akçağlayan, Gözeli köylerinde yitirdiğimiz tüm kültürel ve doğal değerler ile yok ettiğimiz ekolojik havza, bunun acısı soğumamış çarpıcı örnekleridir. Gelecek benzer kayıpları önlemek için ülkemizin kültürel gereksinimlerini gön önünde bulunduran yeni bir kalkınma modeli geliştirmek zorundayız. Günümüzde bu yönde bazı olumlu girişimler
olmakla birlikte, tüm ilgili birimlerin eşgüdüm içinde çalışabildiği söylenemez. Bu konuda yürürlükte olan yasa ve yönetmeliklerin dünyada yeni gelişen eğilimlere göre değiştirilmesi ve ilgili bürokratik yapının yeniden organize edilmesi ivedi bir zorunluluk durumuna
gelmiştir. " Başgelen, bugüne kadar yitirilen onca değere karşın kamuoyunda ve yetkililer nezdindeki duyarsızlığı gidermek açısından Belkıs Zeugma`nın tarihsel bir görevi yerine getirdiğine dikkat çekti.
(GAZİANTEP ANADOLU AJANSI-13.11.2000) |
|
|
|
|